BASIN BÜLTENLERİ

Çağdaş Demirağ özelleştirme sonrası ilk kez basın mensupları ile bir araya geldi.

Özelleştirme sonrası ilk kez basın mensupları ile bir araya gelen Turkuaz Petrol ve Türkiye Petrolleri Genel Müdürü Çağdaş Demirağ, şirketin bundan sonra izleyeceği yol haritası ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Çağdaş Demirağ, yaptığı açıklamada iki büyük şirketin birleşiminden dev bir milli akaryakıt dağıtım şirketinin ortaya çıktığının altını çizdi.

Turkuaz Petrol ve Türkiye Petrolleri Genel Müdürü Çağdaş Demirağ, Türkiye Petrolleri’nin özelleştirilmesi sonrasında ilk kez basın mensuplarıyla bir araya gelerek iki şirketin bundan sonra nasıl bir büyüme strateji uygulayacağına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Sektörün kabuk değiştirdiğine dikkat çeken Demirağ; “Teknolojinin ve full otomasyonun kullanıldığı yeni bir döneme giriyoruz. stratejimiz, teknolojiye uyumu önceliklendirip sektördeki dönüşüme öncülük ederek farklılaşmak” dedi.

Çağdaş Demirağ; “Zülfikarlar Holding şirketlerinden Turkuaz Petrol, 2016 yılının en büyük özelleştirme ihalesine imza atarak 490 milyon TL’ye Türkiye Petrolleri Petrol Dağıtımın yeni sahibi oldu. Nisan ayı başı itibariyle şirketi devraldık ve yönetimini üstlendik. Hedefimiz yıl sonuna 2 şirketi birleştirerek Türkiye’nin dev milli akaryakıt şirketini ortaya çıkarmak. Biz bu markanın değerini çok iyi biliyoruz. Ve bu markayı önce yurt içinde sonra yurtdışında yatırımlar yaparak global bir firma haline getirmek istiyoruz. Türkiye Petrolleri markasını diğer ülkelere de taşımak istiyoruz” dedi.

“2 YIL İÇİNDE MARKA DEĞİŞİMLERİNİ TAMAMLAYACAĞIZ”

Çağdaş Demirağ; “2 yıl içinde marka değişimlerini tamamlayacağız.  Bir anda Türkiye’nin her noktasında tek bir markaya geçmemiz mümkün olmuyor. Bu süreç içinde 2 marka ile yollarımıza devam edip proje kapsamında Türkiye Petrolleri markasını güçlendirecek çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi. Demirağ, satın almayla birlikte Türkiye Petrolleri’nin 700’ü aşkın akaryakıt istasyonu, 10 akaryakıt depolama tesisi, 4 LPG tesisi ve 150 bin metreküpün üzerindeki akaryakıt depolama kapasitesi ile Türkiye akaryakıt dağıtım sektöründeki ilk 5 şirketten biri olduğunu ve toplam cirosunun ise 3,6 milyar TL’ye yükseldiğini söyledi.

“İKİ ŞİRKETİN BİRLEŞMESİYLE DEV BİR MİLLİ AKARYAKIT DAĞITIM ŞİRKETİ ORTAYA ÇIKTI”

Turkuaz Petrol’ün Türkiye Petrolleri’ni satın alması sonrasında iki büyük şirketin birleşiminden dev bir milli akaryakıt dağıtım şirketinin ortaya çıktığını vurgulayan Turkuaz Petrol ve Türkiye Petrolleri Genel Müdürü Çağdaş Demirağ şunları ifade etti: “Turkuaz Petrol olarak gerçekleştirdiğimiz bu satın alma hem ülke ekonomisine hem sektöre değer katacak son derece önemli bir gelişme oldu. Yıl sonuna kadar iki şirketin resmi birleşme sürecini de tamamlayacağız. Türkiye’nin en köklü markalarından Türkiye Petrolleri’ni sektörel deneyim ve birikimimizle daha da büyüteceğiz. Öncelikli hedefimiz, sektörde pazar payı açısından ilk 3 şirket içinde yer almak. Bu kapsamda büyüme fırsatlarını değerlendiriyoruz.”

“YOLUMUZA TÜRKİYE PETROLERİ İLE DEVAM EDECEĞİZ”

Turkuaz Petrol ve Türkiye Petrolleri’nin satın almasının ardından toplam akaryakıt istasyonu sayılarının 700’ü aştığını belirten Demirağ şunları söyledi: “Yolumuza Türkiye Petrolleri olarak devam etmeyi planlıyoruz. Marka dönüşümünü tamamlarken bir yandan da istasyon sayımızı artırmayı ve 2018 sonuna kadar 800 adet istasyona ulaşmayı planlıyoruz. Bu sayede yenilikçi hizmet anlayışımızı daha fazla noktada tüketicilerimizle buluşturacak ve yeni istihdam olanaklarıyla Türkiye ekonomisine değer katmaya devam edeceğiz.” Turkuaz Petrol ve Türkiye Petrolleri olarak doğrudan ve dolaylı istihdamla 7 bin 500 ailenin hayatına dokunduklarını sözlerine ekleyen Demirağ, 2018 sonunda istasyon sayısının 800’e çıkmasıyla birlikte bin yeni ailenin geçimine daha katkı sağlayacaklarını söyledi.

“DEVLET AKARYAKIT DAĞITIM SEKTÖRÜNDEN TAMAMEN ÇEKİLDİ”

Türkiye Petrolleri’nin özelleştirilmesiyle devletin akaryakıt dağıtım sektöründen tamamen çekildiğine değinen Demirağ sözlerine şöyle devam etti: “15 yıl öncesine kadar 20 dağıtıcının faaliyet gösterdiği sektörde bugün 96 firma var. 12 bin 653 akaryakıt, 10 bin de LPG istasyonunun olduğu akaryakıt dağıtım sektörü hem yeni satış ağları hem de satın almalarla büyüme ekseninde rekabete sahne oluyor. Devletin bu alandan çekilmesinin ve artık denetleme ve düzenleme rolü üstlenmesinin de hem sektörün gelişimi hem de rekabet açısından avantajlar yaratacağını düşünüyorum. Rekabette güçlenmek ve pazar paylarında artış sağlamak için sektörde satın alma ve birleşmeler bekleniyor. Önümüzdeki dönemde sektörde hem satın almaların ve birleşmelerin devam edeceğini hem de büyük yatırımlar beklendiğini söyleyebilirim”

“SEKTÖRÜN LİDERLERİNİ TEKNOLOJİK DÖNÜŞÜME UYUM BELİRLEYECEK”

Akaryakıt sektöründe fiyatların yüzde 56’sının vergi olduğunu belirten Demirağ sözlerini şöyle tamamladı: “Sektörün toplam karlılığı brüt yüzde 13-15 düzeyinde seyrediyor. Regülasyonlar sebebiyle maliyetlerin arttığı, kar marjlarının daraldığı ve global krizin etkileriyle işletim sermayelerinin arttığı bir dönemden geçiyoruz. Aslında sektörün kabuk değiştirdiğini de söyleyebiliriz. Teknolojinin ve full otomasyonun kullanıldığı yeni bir döneme giriyoruz. Bu dönemde gelişmelere ayak uyduran ve iş yapış biçimlerini yenileyenler yükselirken değişime kapalı olanlar küçülecek. Bizim stratejimiz, teknolojiye uyumu önceliklendirip sektördeki dönüşüme öncülük ederek farklılaşmak ve liderlik iddiamızı güçlendirmek olacak.”

“İSTASYONLARIMIZI BİRER PERAKENDE NOKTASINA DÖNDÜRMEYE ÇALIŞACAĞIZ”

Akaryakıt sektörü için birinci önceliğin emniyet olduğuna dikkat çeken Çağdaş Demirağ; “Global bir oyucu oma yönünde ilerliyorsak artık bizim doğru adreslerde olmamız gerekiyor. Biz her bölgeye eşit mesefade yatırım politikasını sürdüreceğiz” dedi. Demirağ sözlerine şöyle devam etti; “Pazar olarak Doğu Avrupa’yı ve Amerika’yı kendimize örnek alıyoruz. Doğu Avrupa’yı ve Amerika’yı incelediğimiz zaman akaryakıt istasyonları sadece akaryakıtın satıldığı noktalardan çıkartılarak akaryakıt dışı ürünlerin tüketicilere sunulduğu noktalar haline getirilmiş durumda. Biz de kısa zamanda istasyonlarımızda akaryakıt dışı ürünlerle hem bayilerimize ek gelir sağlayacak hem de İstasyonlarımızı tüketicilerin zamanlarını daha efektif kullanabilecekleri birer perakende noktasına döndürmeye çalışacağız.”

“HEDEF: AKARYAKIT SEKTÖRÜNDE DAHA DA BÜYÜMEK”

Turkuaz Petrol ve Türkiye Petrolleri’nin bayi dağılımı ile ilgili bilgi veren Çağdaş Demirağ; “İki firmaya ait istasyonların kesiştiği nokta sayısı çok az. Zaten bu birleşmeyi hedeflememizdeki en önemli etkenlerden biri de buydu. Baktığınız zaman network’ün sadece yüzde 5’i bu çakışmadan etkileniyor. Türkiye Petroller’nin Anadolu ve Çukurova bölgesinde çok güçlü bir bayi ağı var. Turkuaz Petrol’ü incelediğiniz zaman Ege ve İzmit’te geniş bir bayi ağına sahip. Sadece Çukurova ve Orta Anadolu Bölgesinde Türkiye Petrolleri ve Turkuaz Petrol bayilerinin çakıştığını görüyoruz” diye konuştu. Demirağ sözlerini şöyle sürdürdü; “Turkuaz Petrol bugüne kadar çok agresif bir büyüme stratejisi gerçekleştirmemiş. Çok eski ve köklü bir şirket olmasına rağmen kendi halinde, pazar büyümesinin biraz üzerinde büyüyerek kendini konumlandırmış bir şirket. Bundan 1 yıl önce şirket akaryakıt alanında büyüme kararı vermiş. Zamanını ve finansmanını akaryakıt sektöründe kullanma kararı almış. Holding bundan sonraki yıl içinde kendisine akaryakıt alanında büyüme hedefi koydu.”

“BİZ BAYİLİK SİSTEMİNE İNANIYORUZ”

İstasyonlarda elektrikli araçlara ve motosikletlere hizmet verebilmek için yurtdışındaki şirketlerle görüşmelere devam ettiklerini bildiren Çağdaş Demirağ; “Bu alanda araştırmalarımızı yaptık. Bazı istasyonlarımızda hem CNG’li araçlara hem de elektrikli araçlara hizmet verme anlamında yatırımlarımız olacak” diye konuştu. Bayilik sistemi ile ilerleyeceklerinin altını çizen Demirağ; “Türkiye Petrolleri’nde sadece iki istasyon şirket tarafından işletiliyor. Turkuaz Petrol’de ise sadece bir istasyon şirket tarafından işletiliyor. Biz bayilik sistemine inanıyoruz ve bayilik sistemiyle yolumuza devam etme kararındayız” dedi.